SADIK OLMAK
“Kes başımı kanım aksın, kıymet bilene doğru”
İnsan olmak için; insan olarak dünyaya gelmek ilk koşul, ama yeterli değil. O halde, insan olmak için, insanı insan yapan bazı değerlere, haslet ve özelliklere de sahip olmak gerekir. Bunlardan biri de sadık olmak, sadakat sahibi olmaktır. Sadakat sahibi olan ihanet etmez, daima çevresindekilere güven verir, onlara güvenir. Birbirlerine güven veren ve güvenen toplumlarda hak hukuk çiğnenmez, yolsuzluklar olmaz, haksızlıklar yaşanmaz. Böylesi bir toplumda insan, insan olma bağlamında hak ettiği yerini bulur.
Sadakat iki yönlü işleyen bir sürece ait davranış biçimidir. En güçlüsünden en zayıfına olduğu gibi, en zayıfından en güçlüsüne de doğru bir seyir izler. Yani herkes sadakat sahibi olmalıdır. Yediği ekmeği bilmeli. Emanete sahip çıkmalı, Özveride bulunmalı. Bulunmalı ki, insan olmalı. Yoksa menfaatinin peşinde koşan bir yaratıktan ne farkı olur. “Kemik peşinde koşan köpek” durumuna düşmez mi? Gerçi bu söz köpeklere hakaret olsa gerek. Çünkü onlar gerçekten yal yediği kapıyı bilir, sahibine sadakat göstermede zaten atların ve köpeklerin, çoklarını geride bıraktığı bilinen bir gerçektir. Özellikle milletçe yaşadığımız şu son günlerde sadakatsizliği ve ihaneti bütün çıplaklığı ile yaşamaktayız. Yüzlerce yıl kardeşimiz bildiğimiz, birlikte yaşadığımız insanları yanlış bilgilendirerek ve yönlendirerek ülkemizin içinde bulunduğu dirliği ve düzeni bozmak, ülkemizi parçalamak için, açık ve gizli ihanet çevreleri içerde ve dışarıda dün olduğundan daha da fazla bir gayret içindeler. Bu gayret sonuçsuz kalacak, onlar açtıkları çukura düşecekler. “İş olacağına varır, ahmak boşa çabalar” sözü boşa söylenmemiştir. Yüce Türk milletin 73 milyon evladı bu oyuna asla gelmeyecektir. Çünkü Anadolu’nun, sevgi ve hoşgörüsüyle yoğrulmuş, eti kemiği Yunus olmuş hiçbir kimse sadakatten, ahde vefadan ayrılmamıştır, ayrılmayacaktır da, bu böyledir, böyle de biline!
Siyasi çıkarları uğruna, ihanet odaklarına yaklaşanlar, dün olduğu gibi bu günde olabilir. El sıkışanlar, kol kola olanlar, sonra da kalkıp başka başka konuşanlar… Onlara ne diyelim ki sevgili okurlar, siz daha iyisini bilirsiniz. Bu millet daha iyisini bilir ve yapar, dün olduğu gibi, değil mi?
Ülkemizin içinde bulunduğu bu durumda suni gündemler yaratarak varlığına varlık katanlar, kan emici sülüklere ne demeli? Ben bilemiyorum, ya da söyleyemiyorum, ama sen biliyorsun sevgili kardeşim! Onlar da, böyle bir ortamda kazandıkları varlıklarının, onları yakacağını bilsinler, derim. Uzun söze ne gerek var. “Kes başımı kanım aksın, kıymet bilene doğru” sözü her şeyi, ama her şeyi anlatmaya yeter kanaatindeyim. Tabii ki söz anlayanlara!...